Şiir

Helâk Ettin Beni – Taşlıcalı Yahyâ

Helâk Ettin Beni – Taşlıcalı Yahyâ
Şiir sözleri:

Ey hilâl-ebrû gam-ı hecr ile hâk itdün beni
Âşık-ı dîvâne idüp sîne-çâk itdün beni
Bir bakımda mübtelâ-yı ışk-ı pâk itdün beni
Kanuma girdün be-hey zâlim helâk itdün beni

(Ey hilal kaşlı sevgili! Ayrılığın gamı ile beni toprak ettin. Beni divane bir âşık yapıp, yakamı-bağrımı parçaladın. Bir kez bakmakla temiz aşkının mübtelâsı ettin beni. Be hey zâlim! Kanıma girdin, helâk ettin beni.)

Bu levendâne sarılmış gün gibi destâr ile
Bu kemâl-i hüsn ile bu lezzet-i güftâr ile
Bu libâs-ı âl ile bu şîve-i reftâr ile
Kanuma girdün be-hey zâlim helâk itdün beni

(Güneş gibi yiğitçesine sarılmış mendil ile. Güzelliğinin kemâli ve sözlerinin tatlılığı ile. Bu kırmızı elbise ile bu yürüyüş tarzı ile. Be hey zâlim! Kanıma girdin, helâk ettin beni.)

Âşık-ı şeydâ iden sensin beni bî-iştibâh
Âşık olmak bir günâh ise senündür ol günâh
Yaraşur bana idersem nâle vü feryâd u âh
Kanuma girdün be-hey zâlim helâk itdün beni

(Beni çılgın bir âşık eden şüphesiz sensin. Eğer âşık olmak bir günahsa, o günah senindir. Eğer ben ağlayıp inlersem, feryat edersem bu bana yakışır. Be hey zâlim! Kanıma girdin, helâk ettin beni.)

Bunca yıllardur ki hergiz hâtırumdan gitmedün
Sormadun ahvâlümi bir gün beni söyletmedün
Bir cefâ mı kaldı kim anı bana sen itmedün
Kanuma girdün be-hey zâlim helâk itdün beni

(Bunca yıldır hatrımdan asla gitmedin. Hatrımı sorup bir gün beni konuşturmadın. Senin bana etmediğin bir cefa mı kaldı? Be hey zâlim! Kanıma girdin, helâk ettin beni.)

Ağladup inletme Yahyâ bendeni bülbül gibi
Kadrini bilmezlere şâhum takılma gül gibi
Dest-i cevr ile benüm boynum burup kâkül gibi
Kanuma girdün be-hey zâlim helâk itdün beni

(Ey sevgili! Yahya kulunu bülbül gibi ağlayıp inletme. Ey şahım, senin değerini bilmeyenlere gül gibi takılma. Sıkıntı veren elinle benim boynumu kâkül gibi bükme. Be hey zâlim! Kanıma girdin, helâk ettin beni.)

* * * * *

Kulunuz kurbânunuz sensin efendi cânumuz
Cânumuz cânânumuz sultân-ı âlî-şânumuz
Gelmez oldun gülmez oldu külbe-i ahzânumuz
Kanı â zâlim senünle ahdümüz peymânumuz

(Ey efendi! Bu kulunuz sizin kurbanınız, canımız sensin. Ey canımız, cananımız, yüce şanlı sultanımız. Sen gelmez oldun, (Hz. Yakub’un Hz. Yûsuf’a olan hasretinden dolayı ağlayıp inlediği hüzünler evi) kulübemiz gülmez oldu. Ey zalim! Seninle yaptığımız anlaşma nerede kaldı? )

Sen benümle yâr idün âlem bana ağyâr idi
Bu adâvetler yoğ idi âşinâlık var idi
Kavlümüz kavl ü karâr ikrârumuz ikrâr idi
Kanı â zâlim senünle ahdümüz peymânumuz

(Sen benimle yâr idin, bütün âlemse bana yabancı idi. Eskiden bu düşmanlıklar yoktu, dostluklar vardı. Sözümüz söz, kararımız ikrarımız idi. Ey zalim! Seninle yaptığımız anlaşma nerede kaldı?)

Evvelinde bendene şâhum adâlet eyledün
Âşinâ oldun vefâ kıldun inâyet eyledün
Sonradan döndün felek gibi adâvet eyledün
Kanı â zâlim senünle ahdümüz peymânumuz

(Ey şahım! Önceleri bana adaletli davrandın. Bana aşina oldun, vefalı davrandın, yardım ettin. Sonradan döndün felek gibi bana düşmanlık etmeye başladın. Ey zalim! Seninle yaptığımız anlaşma nerede kaldı?)

Ayrılık nâr-ı cehennemdür nice takrîr olur
Kanlu yaşum sanki âteşten iki zencîr olur
Gözüme hicrân ile her kirpüğüm bir tîr olur
Kanı â zâlim senünle ahdümüz peymânumuz

(Ayrılık cehennem ateşi gibidir, nasıl anlatılsın. Fazla ağlamaktan dolayı kanlı bir şekilde akan yaşım sanki ateşten iki zincir gibi oldu. Ayrılıktan dolayı her bir kirpiğim gözüme atılan bir ok gibi oldu. Ey zalim! Seninle yaptığımız anlaşma nerede kaldı?)

Cem’ olup ağyâr ile peymâneler nûş eyledün
Günde bin kez öldürüp Yahyâyı bî-hûş eyledün
Va’de-i vaslun gibi gitdün ferâmûş eyledün
Kanı â zâlim senünle ahdümüz peymânumuz

(Düşmanlarla bir araya gelip kadehler devirdin. Yahya’yı günde bin kez öldürüp deli, sersem eyledin. Kavuşma sözün gibi sen de gittin, unuttun. Ey zalim! Seninle yaptığımız anlaşma nerede kaldı?)

Helâk Ettin Beni – Taşlıcalı Yahyâ

Şiir: Taşlıcalı Yahyâ
Seslendiren: Serdar Tuncer
Albüm: Şiir Medeniyeti, 2017

Bir Yorum Bırak